|
Roziwrote:
" "
Yüce Allah, yeryüzünde bir "halife" var edeceğini meleklere bildirdi. Halifenin ne olduğu hakkında geçen hafta özet bilgi vermiştik. Yüce Allah, yeryüzünde kendisine kulluk eden, emirlerini tutan, yasaklarından kaçınan bir varlık yaratmak istiyordu. Bunu meleklerine bildirdi. Melekler, Allah'ın emirlerini eksiksiz bir şekilde yerine getiren, O'na gereği gibi ibadet eden varlıklardır. Bu açıdan melekler yaratılış itibariyle günah işlemekten uzaktırlar. Çünkü onların yaratılıştaki özellikleri budur. Ama, Allah'ın yeryüzünde yaratmak istediği, belli bir iradeye yani seçme imkanına sahip, günah işlemeye de iyilik yapmaya da müsait bir yaratık olacaktı. Bu yüzden melekler telaşlandılar ve yaratılacak varlığın yeryüzünde bozgunculuk çıkarabileceğinden korktular. Bu korkularını da Allahu Teala'ya bildirdiler. Ama Allahu Teala, onların bilmediğini biliyordu. Yüce Allah sonuçta Adem (a.s.)'i yarattı. Meleklere, kendilerinin bilgi ve yetkilerinin sınırlı olduğunu göstermek için de Adem (a.s.)'e onların bilmediği şeyleri öğretti. Sonra bunları meleklere sordu. Melekler ise: "Senin şanın pek yücedir. Biz senin bildirdiğinin dışında bir bilgiye sahip değiliz. Şüphesiz sen her şeyi bilen ve hikmet sahibi olansın" diyerek bu konudaki eksikliklerini itiraf ettiler. Aynı şey Adem (a.s.)'e sorulunca cevap verdi. Daha sonra Yüce Allah, meleklere ve bu arada İblis'e Adem (a.s.)'e secde etmelerini istedi. Bu aslında onlara, Allah'ın üstün güç ve iradesine teslim olmaları emriydi. Tüm melekler bu emrin gereğini yerine getirdikleri halde şeytan büyüklenerek itiraz etti. İblis'in niçin secde etmediği konusunda Kur'an-ı Kerim'in başka ayetlerinde açıklamalar bulunmaktadır. Örneğin bir ayeti kerimede şöyle buyurulur: "(Allah): "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?" dedi. O da: "Ben ondan üstünüm. Beni ateşten yarattın onu ise çamurdan yarattın" dedi." (A'raf suresi, ayet: 12) Bir başka ayeti kerimede de şöyle buyurulur: "Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. O: "Ben bir çamur olarak yarattığına mı secde edeyim?" demişti." (İsra suresi, ayet: 61) ""
7 hours ago
|
|
|
su perisi fcwrote:
Aşk mı dedin gülüm, dur hele…Biraz da biz tarif edelim, birazda biz tarifsizliğin tarifini yapalım..
Ne yağacak yanlızlık sahralarına? Aşk, kime göre yanmak, kimine göre gül, kimine göre de bülbül, bazılarına bakarsak, Hz. Yusuf, bazen de Züleyha... Biz hiç bakabildik mi gönül penceresinden haa… Bazen parıltılı bir efsane, bazen şiir-âne.. Bazen de, gönül kalemiyle çizilen ve anlatılan avâre.. Aşk dedik ya gülüm çaresizlik değil, çare üretmektir çaresizliğin gölgesinde … Aşk, yanmak değil, İbrahim-î bir muhabbetle yanmaktır… Aşk, Mevlanâ değil, onun özüdür.. Aşk, Yusuf değil, onun hayasıdır.. Aşk, Yunus değil, onun sevdasıdır… Bence aşk odundur gülüm odun… Şaşırma bakma öyle tuhaf tuhaf yüzlere, doğru duydu kalp kulağın, odun diyorum.. Hani şu Yunus’un dağdan muhabbetle kestiği, aşka hangisi yakışır deyip muhasebe ettiği, kalem gibi bulmak için saatlerin verdiği odundan bahsediyorum… Muhabbet kapısından eğri girilmez…Şerefliler kapısından nefsine uyanlar geçemez… Zoru bulmak değil zora kolay sıfatını koyabilmektir.. Aşk, güller arasında sevgiliğe hitap değil, dikenlerin arasından dikenlere dokundurmadan sevgiliyi geçirmektir… Aşk, parmakta bir halka değil, kalpte tokmak olmalı…Çevirdiğin zaman tokmağı, cenneti aşmalı… Kapattığın zaman, nur cemali seyretmeli insan… Aşk, bin yıl seni seviyorum naraları atmak değil, bir gecenin yalnızlık elbisesi giydiği, buz gibi bir havanın nefesleri kestiği, imkanların kesip imkansızlıkların başladığı, bir noktada sevgilinin elini tutup soğuğa inat bir sıcaklıkla, sessiz bir feryatla, “ İYİKİ VARSIN YAR” deyip muhabbetle, gözlerinin içine hasretle bakmaktır… Aşk, şaşalı, pahalı dünyevî bir hediye değil “ MUHAMMED-Î BİR MUHABBETLE“ önemsemek ve önemsenmektir… alıntı
9 hours ago
|
|
|
Zeynel akwrote:
Dost… Dost dediğin zaman elini uzatacak Düştüğün zaman tutup seni kaldıracak Ağlayınca gözyaşlarını silecek Dostluk dediğin ömur boyu sürecek Sırtını dondüğünde ardında dağ olacak Bir yerin yaralınınca dost dediğin saracak Menfaatsiz çıkarsız sadece yürek koyacak Bir dost ki yeri hiç bir şeyle dolmayacak Mutluluğun olacak acın olacak Kalp yerine o çarpacak Gönlündeki kara bulutları dağıtacak Dost dediğin hızır gibi olacak Hava gibi su gibi aş gibi olmalı Bir elmanın diğer yarısı olmalı Yüzündeki gülücük gözündeki yaş olmalı Dost dediğin sen gibi sen olacak Sezen Caglar *************** SAĞLICAKLA KALIN… ALLAHA EMANET OLUN.. ******************
10 hours ago
|
|
|
2563wrote:
Söze Gelmiyor Nazarın! Elbisesiz, örtüsüz, teklifsiz, perdesiz dolaşıyor aramızda. Bir görünmez dokunuştur nazarın. Ruhlarımıza üflüyor, Gizlendiği yerden koşup geliyor kalbimize giriyor nazarın. Yüreklerden dert savuruyor gibi. Bir tesellidir nazarın. Dalga eğiliyor önü sıra, durgun suların yüzünde geziniyor. Tanıdık bir yolcudur nazarın. Dünyanın tozunu göğe savuruyor, yeri göğe komşu ediyor nazarın. Yer ile gök arasında, görünmez, ele avuca gelmez bir elçi nazarın. Yelkenlerin karnında, kuş kanatları altında yolculuk ediyor diyar diyar. Uçsuz okyanuslarda ve sınırsız göklerde yoldaş nazarın. Dost ülkesini dolaşıp gelen “bâd-ı sabâ”dır. Seherlerde vuslattır nazarın. Akşamları gönlümüze vuran solgun ışıklarda, savrulan, kıvrılan, dolanan, susan, söyleyen hep nazarın. Koyu yalnızlıklarda derttaşdır nazarın. Yakub’a Yusuf’dan habercidir nazarın. Dost kokusudur, Esip geçer eteklerimizden nazarın; ruhumuzu doldurarak gelir, içini dökerek gider. Tenimize değdikçe bizi nazarın. Gül yanağında derviştir. Çölden çöle yolcudur. Bir tutam “hu”dur derviş yüreğinde. Kocaman bir fırtınadır gülün göğsünde. Söze gelmez, dize gelmez, dile gelmez, ele gelmez nazarın...İktibas Hafta sonunuzun hayır ve huzurla geçmesi dileği ile inş.
10 hours ago
|
|
|
mehmet doğuluwrote:
S A N A K I Y A M A M ..........
BEN;BÜTÜN HASRETLERİN BAŞLADIGI YERDE VAR OLAN BİR BEDEN. SEVDA DOLU SONSUZ BİR GÖNÜLÜM. BİR ULU DENİZ.DERYAYIM BEN. NE AYAGIM YÜRÜMEYE. NE GÖZÜM YARAR, GÖRMEYE. NE KULAGIM İŞİTİR, NE DİLİM TAT ALIR, KÜSKÜNDÜR SÖYLEMEYE. BEŞ DUYGUYU, BEŞ DUYUSUZ YAŞARIM........ SEN DÜNYAM BENİM, GELMEK İSTERSİN. BEN AHRET KAPIN, EBEDİ YUVAN. BEN ALEVSİZ ATEŞLERDE KENDİNİ YAKAN. BEN BENSİZİM BİLİRMİSİN, BENDEKİ BENLE EL, AYAKSIZ DOLAŞIRIM ; GÖRÜNMEZ BİR BEDENLE. SEN DÜNYAM BENİM, SEVDA PINARIM SANA KIYIP GEL DİYEREK, SENİ BÖYLE ATEŞLERDE NASIL YAKARIM....... Mehmet Cem DOGULU
15 hours ago
|